Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı: Dün ifşaatta bulunan Ali Yeşildağ sıradan biri değil

Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  eski koruması Hasan Yeşildağ’ın kardeşi Ali Yeşildağ’ın ‘rüşvet’  iddialarına ilişkin olarak, “Dün ifşaatta bulunan Ali Yeşildağ sıradan biri değil. Ailecek baştan beri Cumhurbaşkanının yanında durmuş daha parti kurmazdan önce beraber hareket etmiş, Abisi Hüseyin  Yeşildağ Tayyip Erdoğan Bey Yenihisar cezaevinde kaldığı zaman bir suç işleyerek cezaevine girip onun yanında koruma ve onun hizmetinde bulunmuş böylesi bir aile yakını birçok işinde de beraber hareket eden insanlar. Bu açıdan verdiği bilgiler diğer kişilerden biraz daha farklı.” değerlendirmesini yaptı. 

Avcı Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Önce Sedat Peker, sonra Muhammet Yakut şimdi de Ali Yeşildağ hükümetin üst yönetimin ihalelere fesad karıştırarak menfaat temin ettiklerini bizzat içinde yer aldıkları olayları anlatarak AKP yönetimi ve hükümette bakan düzeyinde kişilerin karıştığı yolsuzluk olaylarını, her gün bir olayı anlatıyorlar.    Dün ifşaatta bulunan Ali Yeşildağ sıradan biri değil. Ailecek baştan beri Cumhurbaşkanının yanında durmuş daha parti kurmazdan önce beraber hareket etmiş, Abisi Hüseyin  Yeşildağ Tayyip Erdoğan Bey Yenihisar cezaevinde kaldığı zaman bir suç işleyerek cezaevine girip onun yanında koruma ve onun hizmetinde bulunmuş böylesi bir aile yakını birçok işinde de beraber hareket eden insanlar. Bu açıdan verdiği bilgiler diğer kişilerden biraz daha farklı. Her ne kadar Sedat Peker de Muhammed Yakut da AK Parti’ye yakın kişiler bir  dönem AK Parti beraber hareket etmişler ise de.” ifadesini kullandı. 

Avcı şunları kaydetti:

“Ali Yeşildağ Antalya Havaalanı’mım işletme ihalesinde o zaman Başbakan olan Tayyip Erdoğan’ın bir milyar dolar para aldığını ve ihaleye fesat karıştırılarak ihalenin İ.Ç firmasına verildiğini açıkladı. Bu olay eğer doğruysa aynı firmanın son dönemde devletten aldığı 20’ye yakın  ihalede, Yavuz Sultan Selim Üçüncü Boğaz Köprüsü ve çevre yolları olmak üzere; yol, tünel, havaalanı ihalelerinde de benzeri olayın olması büyük ihtimal dahilindedir. Ayrıca aynı firmanın konsorsiyum halinde aldığı tüm ihalelerin soruşturulması, kaybolan kamu kaynaklarının varsa yolsuzluk yapanlardan alınması gerekiyor.

“Bu soruşturmayı yapmak o kadar kolay değil”

Ancak bu soruşturmayı yapmak o kadar kolay değil. Savcılar cumhurbaşkanı, bakanların soruşmalarını yapamayacaklarını söylüyorlar. Anayasaya göre cumhurbaşkanı, bakanlar hakkında mecliste 360 milletvekilinin onayı ile oluşturacak 15 kişilik milletvekili bir Komisyon marifetiyle soruşturabilir ve 400 milletvekilinin onayı ile yüce divanda yargılanabilir. Şimdi bu iddiaları soruşturmak; bu kadar kamu kaynağını, trilyonları usulsüzce kişilerin, şirketlerin hesabına geçirilmiş ise onları geri almak için bu seçim önemli bir fırsattır.

“Eğer seçimde muhalefet çoğunluğu alabilirse, geçmiş dönemin bütün benzeri ihaleleri soruşturulabilir”

Birincisi adları iddialara karışan devlet yöneticileri gerçekten yolsuzlulara karışmışlarsa konu hakkında soruşturma yapılmaması için her şey yapabilirler.  Onların her davranışı bunu önlemeye yönelik olabilir. Böyle bir olaya karşı kamu görevleri seçim sürecinde seçimle ilgili konularda hiçbir siyasi makam ve mevkiden talimat almaksızın, salt yasaların kendilerine verdiği yetkileri kullanmalılar. Seçim günü kimsenin taşkınlığına, aşırılığına meydan vermemeleri, seçimlere şaibe katacak davranışlara göz yummamaları gerekir.

“Herkes bu ülkeye olan borcu, sorumluluğu gereği oyunu kullanmalı”

Bunu yapmazlarsa Türkiye’nin nereye gideceğini tahmin etmek çok zordur. Ülkeyi güvenli limanlara taşıyabilmek için seçim sürecinde tüm kamu görevlilerinin yasalara uygun davranmaları,  kanunların verdiği yetkileri kullanıp hiçbir ayrım yapmaksızın hareket etmeleri gerekir. İkinci önemli konu ise hiçkimsenin çekimser kalmaması, oy kullanmamak gibi bir durum içinde olmamalarıdır. Herkes bu ülkeye olan borcu, sorumluluğu gereği oyunu kullanmalıdır.

“İktidara oy vermek, bu soruşturmalar yapılmasın demek”

Bu yolsuzlukların soruşturmasını istiyorsak mevcut iktidara değil muhalefete oy vereceğiz. İktidara oy vermek, bu soruşturmalar yapılmasın demektir. Bu şuurla, bu amaçla oy  kullanmalı ki geçmiş dönem sorgulanabilirsin, araştırabilirsin gerçekten yolsuzluklara karışmış insanlar varsa bunu hesabı sorulabilsin. Yolsuzluk yoksa bu insanlar aklansın. Yoksa bu kadar yolsuzluk iddiasından sonra aynı hükümetin aynı görevlerine devam demek, yolsuzluğa devam edin demek olur ki Allah indinde, huzuru mahşerde sorumluluk gerektirir.”

TIKLAYIN | Yeşildağ ailesinden Ali Yeşildağ açıklaması: Cinayet, yağma, gasptan aranan bir suç makinesi; FETÖ ile birlikte Erdoğan’a iftira atıyor

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir